Recent Posts

27 Ocak 2012 Cuma

Konuşmak istiyorum seninle anlatamadığım budur ?
  Bu neyin kafası lan...
diye sormak istiyorum beni tanıyan herkese beni gören, bilen, bir saniye dahi olsa benim için düşünen herkese. Ben neden konuşamıyorum. Seninle konuşmak içinde o kadar ince bekledim işte tüm sesleri kısmaya, tüm görüntüyü fluya çekmeye çalıştım. Görüntü flu oldukça sen geri gittin,sesler kısıldıkça kulaklarına ulaşamadım. Ben özellikle seni beklemiştim konuşmak için çok iyi gidiyordu bu sefer kimse lafa atlamayacaktı, sahne kağıttan sanki ışıklar yok, parlayan tek sensin. Sesçiyi bağlamışım bir şişe şaraba o stüdyoda yankılanan ses sadece benimki olacaktı. Kafamın içinde tekrar tekrar düşünmeye cümleleri inceltmeye gerek yoktu, ağzımdan çıkacak yankı-ııııılanacak sonra tekrar bana dönecekti. Sen duyduktan sonra tabi. İşte her şeyi ögrenecektin. Oyun gibi izlerken bir sahneyi, her şey zihninde gördüklerimin en iyisiydi diye yer ederken, işleyecektim usta bir yönetmen gibi her kelimeyi hafızana.
   Konuşmak benim için bu kadar zor. Ne sen kendini bir sahnede hissedeceksin, ne de sesçi ışıkçı o dekor için bana bu kadar yardım edecek. O zaman değeri varmı kıçıkırık bir filmde duyduğun üç cümle kadar zihninde yer etmeyecek aşk kelimelerini yanyana getirme heyecanının.

24 Ocak 2012 Salı

Karanlık

   Aydınlık sanmıştım gördüğüm şeyi, değilmiş halbuki, ışıkmış sadece. Ona bakarken, onu düşünürken hayallerim hep aydınlık evet ama gözü açtığımda ki karanlığı ne yapacağım. Bulamıyorum çıkış yolunu.
   Aslında hep umudu öğrendim bu güne kadar, hayallerimizin hiç biri karanlıkta olmadı bu yüzdendir belki de karanlığa bu kadar dayanabilmem, direnmem ahmakça. İşte umudumun kalmadığı yerler de oluyor böyle bana umut edecek hiç bir şey bırakmadın ''Ay Işığı'' seni gördüğümde gerçek sanmıştım. Hala gerçek olmadığına inandırmaya çalışmak kendimi çok canımı acıtıyor aslında.  Hiç gözükmeseydin be ışık.
    Ne yapacağımı hiç bilmiyorum, ben karanlıkta çok denedim çabuk vazgeçiyorum tamam ama, hiç bir yolu göremiyorum ki. Ne yapsam ulaşamazmışım gibi ''ışığına''. Umudunu kaybetmek midir bu ? Belki...Kabul de edemiyorum bu durumu umudumu kaybetmediğimi düşünsem direnmem lazım ama yapacak bir şeyim kalmadı. Kabul etsem kaybettim desem hayallerimi satmış olacağım, biliyorum bundan sonrası hep daha karanlık olacak. Bir aydınlık hayali daha geçmişe saplanacak. Sonra her çırpınışımda aydınlıkların güzelliklerinden ziyade onu kaybetmek gelecek aklıma. Her aydınlığa ulaşma çabamda kaybettiğimdeki acı alacak umudumun yerini. Şimdi biraz da çok alacak. Bana güzel hayaller için mücadele etme gücünü kim verecek ?
   Yeniden yalnızlık var ucunda işte,yalnızlığın bu bitmek bilmez buhranları var. O kadar kolay değil yalnızlık tek başına olmak kadar kolay değil.Umut kadar derin, aydınlık kadar derin, karanlık kadar derin benim için. Yalnızlık hep düşmandı benim için, hep ibne hakemin yönettiği müsabakalarda, hep ofsayttan golü yiyip bir sıfır mağlup başladığım düşmanım. Böyle derin bir olguya karşı ben kafamda bunlar varken nasıl kafa tutarım ki artık. Kaybettim veya kaybetmedim diyemememin nedeni de ona karşı savaşıyor olmamdır belki de. Benim karanlığım yalnızlığım.
    Bunları hep sen açtın başıma ''ay ışığı''. Gittin. Hiç adetim değildir ama göz göre göre istemiştim. Buraya da iliş demiştim. Benim gökyüzümde parlarmısın demiştim. Sen gittin. Nereden çıktın be ay ışığı?  Çok fena yaktı canımı senin umudun bu sefer. Gittin ne ışığın var ne umutlanacağım bir haber. Karanlıktayım hem de en dibinde,  nasıl geçecek bu keder.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Ay Işığı'na



   Sen özelsin, benim gibi değil, benim için özel düşünmeni bekleyemem evet ''Ay ışığı'' sın sonuçta. Işıkların, renklerin, en özeli,en güzeli, en bilinmezi. Nereden geldiği bilinmeyen, elle tutulamayan sadece hissedilen.
   Benim gökyüzüm bu ışığa çok muhtaç. Gecelerimi aydınlatman yeter aslında, ya da sen sadece ışık olarak kalsan da yeter benim için. Benim gökyüzüm o ışığa hasret yaşasa ama bilse böyle bir ışık olduğunu, bir kerecik gözüksen sadece, belki yıldızlarımda senden ilham alırdı, parlardı belki bir kaçı.
    Seninle karşılaştığımda söyleyemezdim tüm bunları mazur gör, daha önce hiç bu kadar güzellikte bir ışıltıyla karşılaşmamıştım, bakamazdım doyasıya, korktum ışığının bir an olsun sönmesinden, belki hiç parlamadığın yerlerdi, belki de o anda tamamen renksizdin, olsun varsın, ben gözlerimini alamadım karanlıktan. Aydınlıklara hele ki böyle güzel aydınlıklara pek alışık değildim nihayetinde. Artık çok geç, hala hayallerimde o ışıltı, denize, okyanusa veya herhangi bir suyun üzerine vurupta endamlı gözükmene de gerek yok. Kapkaranlık boşluklarda,sokaklarda sadece hayallerimde bile süzülmen yeter. Sen çok ince bir yere iliştin be ''ay ışığı''. Belki de hep karanlıkta kalması gereken bir yerdi orası. Anlatması güç şimdi oradaki karanlığı, ayrıca senin oradaki ışığını..yüreğimi.
   Görebilsem seni tekrar tekrar,güneşe hasret kalsam ama seni görebilsem, her kafamı kaldırdığımda gözlerim ışık ile dolsa, göremesem başka hiç bir şey. Bu ışıltının içinde süzülse bütün ruhum. Tüm geçmişim süzülse senin içinde. Tanısan beni ben hiç anlatmadan tanısan. Bilsen tüm bilinmezliklerimi aydınlatsan karanlık tüm yerlerimi. Sonra her şeye rağmen aydınlatsan yüreğimi, ama her şeye rağmen. Bu aydınlık isteğimi hor görmesen.Yapay ışıkların bile beni terkettiği noktada sen hep kalsan... ama tam o noktada. Her kafamı kaldırdığımda görebilsem, sadece senin ışıltın olsa da gözlerimden zihnime geçen, içimi dolduran gördüğümü sandığım tek şey o ışık o aydınlık olsa da. Karanlığı bıraksam arkamda, yürüsem sana doğru, hiç adım sektirmeden, hiç aksatmadan aydınlık yolu.
    Sen aydınlıkların en güzeli sen ''ay ışığı'' beklermiydin tüm karanlığı terkememi, gün doğar mı senin gökyüzünde ben kavuşamadan ışığına ? Seninle konuşabilmenin bir yolu yok mu ? Sana anlatabilmenin karanlığın acısını,oradaki yalnızlığı. Zihnim temizleniyor yavaş yavaş ışığından. Hiç istemeden ben, gün doğuyor yine ben terketmeden geceleri, senin olduğun yerleri. Elimde olan hiç bir şey yok. Göremiyorum seni. Görebilsem anlatamıyorum derdimi her yanım ışık, ama ne güzel bir ışık. Göremesem zaten uzaktasın duyamazsın sesimi,her yanım karanlık. Söz ile olacak şey değil bu veya yazı ile, hissetmen gerekir aydınlattığın yerlerde, sana hasret kuytuları. Buralara da erişebilmelisin.
    Senden tek bir isteğim var, belki hep yüzümü çevirdim sana karşı bakamadım ama güzelliğine,belki hiç cesaret edemedim sormaya ''gelecek misin tekrar'' diye? Sen tekrar gelir misin ? Hatırlar mısın beni, ilk hareketlendiğinde karanlığa doğru ?
    Benim gökyüzümde parlayıp benim yüreğimi aydınlatır mısın, güzelliğinle?
                                                                                                                                                                                              

Categories