
İki buçuk saat mesai dışında fazladan çalıştıktan sonra işten geldim, seçim öncesi her cuma olduğu gibi bu cuma günü de evimizin önünde kurulan pazar yerini, oy avcıları sarmış dört bir yanı bilmem kaç watlık hoparlörleri ile inletip karşıt görüşlü olduğunu iddaa ettikleri diğer partililere doğru en çok müzik bizden çıkıyor, en büyük biziz diye bayrak sallıyorlardı. Haklarını verelim hepsi de çok kalabalıktı gürültülerinden curcunalarından hayvanlar dahi korkuyordu, ''biz'' alışmıştık.
Sonra evde bu haber ile karşılaştım''işkenceyi anama diyemedim''.
İlk günden beri tepkimizi her yoldan vermeye çalışmamıza rağmen, aslında biz hala kıçımızın üzerinde rahat rahat oturabiliyorsak tepki falan vermemişiz diyorum şuan. Ben bu boktan vicdanımla başa çıkamıyorum artık, beyaz bir camdan izlediğim bir video bile olsa hiç tanımadığım bir adam,adamlar, kadınlar bile olsa ben dayanamıyorum artık. İki gün sonra seçim varmış insanlar onun telaşında bu haberdeki adam benim ekranımda ağlarken, dışarıda eğlence devam ediyordu.
Şimdi birisi bana anlatsın hak, adalet,hukuk,demokrasi, ideoloji, tarih, insan, hayvan, tanrı, ileri, işkence, sandık, jop, biber gazı, oy falan filan hangsini öğrensek, hangisini yapsak, bu kelimelerden hangi cümleyi kursakta birşeyler yapsak ''bu adam'' güler, Metin hoca yaşar, kürt çocukları hapisten çıkar, vicdan geri gelir, işçiler,öğrenciler ezilmez...
İsyanın en hayati noktasındayız, ya bu rahattaki kıçızımızı tutuşturur zalimlerin üzerine atarız, yada birileri kıçımızı yakar dumanında kalırız.